11/4/2008 · Kategori: Roman,Hikaye,Öykü,Tiyatro
Nazım-Nesir
Felsefe hocası: -Bu hanıma nazımla mı yazmak istiyorsunuz?
M. Jourdain: -Hayır hayır nazım istemez.
Felsefe hocası: -Nesir mi olsun istiyorsunuz?
M. Jourdain: -Hayır ne nazım isterim ne de nesir .
Felsefe hocası: -İyi ama, ya nesir olacak, ya da nazım.
M. Jourdain: -Neden?
Felsefe hocası: -Çünkü efendim, meramını anlatmanın nesirle nazımdan başka
şekli yoktur .
M. Jourdain: -Nazımla nesirden başka bir şekil yok mudur?
Felsefe hocası: -Nesir olmayan söz nazımdır; nazım olmayan söz de nesirdir.
M. Jourdain: -Ya konuşulan şey nedir?
Felsefe hocası: -Nesir.
M. Jourdain: -Ne? Şimdi ben ''Nicole, terliklerimi getir, gecelik takkemi de ver''
diyecek olsam bu nesir midir?
Felsefe hocası: -Evet efendim.
M.. Jourdain: -Demek kırk yıldan fazladır bilmeden, farkında olmadan nesir
söylüyorum, bana bunu öğrettiğiniz için size çok minnettarım.
Moliere, Kibarlık Budalası, Perde II, sahne VI.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır