11/4/2008 · Kategori: Roman,Hikaye,Öykü,Tiyatro

  Sanatçı gerek çocukluk döneminde,gerek daha sonraki dönemlerde günlük hayatı yaşamakta acemidir.Pratik kafadan yoksundur.Haklarını ve çıkarlarını korumakta başarısızdır.Öğrenciise hocanın,memur ise amirin gözüne girmeyi bilmez.Manen ve maddeten lokmalarını hep başkalarına kaptırır.O çocukluk çağında bile ancak halen çevresinden uzaklaştığı  ''kaçış'' sonucu başka dünyalara göç ettiği zaman gerçek hayatını yaşar ve mutluluğu tadar.

   Ressamlığa eğitimi varsa ,o bir renk ve çizgi denizinde yüzer.Mevsimin durumuna ve günün saatine göre renk ve çizgilerin,bir an için bile olsa,belirli bir şekilde birleşmesi karşısında o derin zevki duyar,keninden geçer.Nasıl ki insanın tabiatı bozması neticesinde meydana gelmiş çirkinlikler ve zevksizlikler onu son derece rahatsız eder.

    O bir müzisyen olacaksa,dünya onun için ses ve ritim denizidir,sonu gelmeyen bir konserdir.Ona dereler ayrı,yapraklar ayrı,elektrik telleri ayrı bir şarkıyı söyler.O gecenin sessizliği içinde kimsenin duymadığı bir ninniyi dinler.

   Yok bir hikayeci veya romancı olacaksa,sanki dünya bir tiyatro sahnesi imiş de o seyirci koltuğunda yerini almış gibi,bakar bakar,kendisini unutarak,başkalarının hayatını seyreder.Seyrettiği insanların sevinçlerini ve acılarını da kendi içinde yaşar.İnsan ruhunun sırlarına erdiğini düşündüğü için bir manevi zenginlik,bir dolgunluk hissi duyar.

 

                                                                        ADİLE AYDA

                                                                    ( Bir Demet Edebiyat )

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »